Bir sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına çevrilmesi durumunda, bu cezanın infazı hangi kanun ve tüzük hükümlerine göre yapılır? Doğrudan verilen adli para cezasının infazından temel farkı nedir?
Kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının infazı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (CGTİHK) 109. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan (artık yönetmelikle düzenlenen) ilgili mevzuata (örneğin eski Tüzüğün 51. maddesi) göre yapılır. Doğrudan verilen adli para cezasının (TCK m. 52) infazı ise CGTİHK m. 106'ya tabidir. İkisi arasındaki en temel fark, ödenmemeleri durumunda ortaya çıkan sonuçtur: 1) Doğrudan Verilen Adli Para Cezası (m. 106): Ödenmezse, Cumhuriyet savcısının kararıyla hapse çevrilir. Hükümlü, hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır ve bu cezanın infazında koşullu salıverilme uygulanmaz. 2) Hapisten Çevrilen Adli Para Cezası (m. 109): Ödenmezse, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine 'mahkeme kararıyla' asıl ceza olan 'kısa süreli hapis cezasının' infazına karar verilir. Bu hapis cezasının infazında 'koşullu salıverilme' hükümleri uygulanır ve sonradan para ödense bile hapisten çıkamaz. (Bkz. Yargıtay 4. CD, 2007/6574 E. sayılı karar).