İnsan ticareti suçunun (TCK m. 80) mağdurunun yabancı uyruklu olması, suçun unsurları veya cezası açısından bir fark yaratır mı?
Hayır, insan ticareti suçunda mağdurun yabancı uyruklu olması veya Türk vatandaşı olması, suçun unsurları veya verilecek ceza açısından herhangi bir fark yaratmaz. TCK m. 80, mağdurun vatandaşlığına ilişkin herhangi bir ayrım yapmamıştır. Suçun mağduru, sömürü amacıyla maddede belirtilen fiillere maruz kalan 'herhangi bir insan'dır. Maddede korunan hukuki değer, evrensel bir nitelik taşıyan insan onuru ve kişi özgürlüğüdür. Bu nedenle, mağdurun milliyeti, dili, dini veya etnik kökeni ne olursa olsun, suçun unsurları aynı şekilde oluşur ve faile aynı ceza aralığı uygulanır. Mağdurun yabancı uyruklu olması, genellikle bu suçun uluslararası ve organize bir nitelik taşıdığının bir göstergesi olabilir ve bu durum cezanın bireyselleştirilmesinde (TCK m. 61) suçun işleniş biçimi veya tehlikenin ağırlığı gibi kriterler kapsamında hâkim tarafından değerlendirilebilir, ancak bu, suçun yasal unsurlarında bir değişiklik yaratmaz.