TCK m. 128 kapsamındaki iddia ve savunma dokunulmazlığı, Anayasa'nın hangi temel hakkıyla doğrudan ilişkilidir ve bu ilişkinin önemi nedir?
TCK m. 128'de düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'Hak Arama Hürriyeti' ile doğrudan ilişkilidir. Anayasa m. 36, 'Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.' der. Bu ilişkinin önemi, hak arama hürriyetinin etkili bir şekilde kullanılabilmesini sağlamaktır. Eğer bireyler, yargı veya idari makamlar önünde haklarını ararken veya kendilerini savunurken, kullandıkları ifadeler nedeniyle hakaret veya iftira suçundan cezalandırılma korkusu yaşarlarsa, bu haklarını özgürce ve tam olarak kullanamazlar. TCK m. 128, bu korkuyu ortadan kaldırarak, kişilerin iddia ve savunmalarını hiçbir endişeye kapılmadan, serbestçe yapmalarını temin eder. Bu serbestlik, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adaletin tecellisi için vazgeçilmez bir koşuldur. Dolayısıyla, TCK m. 128, Anayasal bir hakkın ceza hukuku alanındaki somut bir güvencesidir.