Hakaret suçundan (TCK m. 125) yargılanan bir sanık, eylemi işlediği sırada kullandığı mesajlaşma uygulamasının (örneğin WhatsApp) uçtan uca şifreli olduğunu ve bu nedenle 'ihtilat' veya 'aleniyet' unsurunun oluşmadığını savunabilir mi? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/10146 E. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Sanığın bu savunması, suçun nitelendirilmesi açısından kısmen doğru olabilir ancak cezadan kurtulmasını sağlamaz. WhatsApp gibi uygulamalar üzerinden birebir veya kapalı bir grup içinde gönderilen mesajlar, kural olarak 'aleni' değildir. Ancak, bu durum eylemi suç olmaktan çıkarmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 03.05.2023 tarihli, 2021/10146 E., 2023/17800 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, sanığın mesajlaşma uygulaması üzerinden 'doğrudan katılanı muhatap alması ve iletme kastıyla hareket etmesi', eylemin TCK m. 125/2 kapsamında 'ileti yoluyla huzurda hakaret' olarak değerlendirilmesini gerektirir. Bu durumda, aleniyet (m. 125/4) veya gıyapta ihtilat (m. 125/1) unsurları aranmaz; suçun temel şekli oluşmuş sayılır. Eğer mesaj, en az üç kişinin bulunduğu bir WhatsApp grubuna gönderilmişse, bu durumda gıyapta ihtilat unsurunun gerçekleştiği de kabul edilebilir. Dolayısıyla, teknolojinin şifreli olması, iletme kastıyla yapılan hakareti suç olmaktan çıkarmaz.