HMK m. 396 uyarınca, davanın esası hakkındaki hükümle birlikte ihtiyati tedbirin sona ermesi kuralı karşısında, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2017/7019 E. sayılı kararında, mahkemenin nihai karardan sonra ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin 'ek karar' vermesi usulen doğru mudur? Bu ek karara karşı kanun yolu açık mıdır?
HMK m. 397/2'ye göre 'İhtiyati tedbir kararı, davanın esası hakkındaki kararın kesinleşmesiyle veya esas hakkındaki davanın reddi hâlinde kararın tebliği tarihinden itibaren bir ay geçmesiyle kalkar'. Ancak taraflar, bu süreyi beklemeden tedbirin kaldırılmasını talep edebilirler. HMK m. 396, durum ve koşulların değişmesi halinde tedbirin değiştirilmesini veya kaldırılmasını düzenler. Somut olayda mahkeme, nihai kararı verdikten sonra, davalının talebi üzerine HMK m. 396'yı kıyasen uygulayarak bir 'ek karar' ile tedbiri kaldırmıştır. Bu usulen mümkündür. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin kararında da bu ek karara yapılan itirazın reddine dair bir başka ek karar verildiği ve bu son kararın temyiz edildiği görülmektedir. Kararda, HMK m. 396/2'nin itiraza ilişkin HMK m. 394'e yollama yaptığı, m. 394/5'e göre bu kararlara karşı kanun yolunun (istinaf) açık olduğu, ancak YİBK uyarınca temyiz yolunun kapalı olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, nihai karardan sonra da tedbirin kaldırılmasına ilişkin ek karar verilebilir ve bu karara karşı HMK m. 394'teki itiraz ve kanun yolu usulü işler.