Bir sanığın eyleminin hem insan ticareti (TCK m. 80) hem de fuhuş (TCK m. 227) suçlarını oluşturması halinde 'gerçek içtima' kurallarının uygulanmasının temel mantığı nedir? Neden bu durumda fikri içtima (TCK m. 44) uygulanmaz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61181

Bu durumda gerçek içtima kurallarının uygulanmasının temel mantığı, her iki suçla korunan hukuki değerlerin farklı olması ve eylemlerin bağımsız haksızlıklar içermesidir. İnsan ticareti suçu (TCK m. 80), temel olarak kişinin özgürlüğü, insan onuru ve bedeni üzerindeki tasarruf hakkı gibi temel haklarını korur. Fuhuş suçu (TCK m. 227) ise, genel ahlakı, kamu düzenini ve fuhşa sürüklenen kişinin sömürülmesini engellemeyi amaçlar. Fail, bir kişiyi sömürmek amacıyla tedarik edip sevk ettiğinde insan ticareti suçunu tamamlamış olur. Bu kişinin fiilen fuhuş yapmasını sağladığında ise, yeni ve farklı bir hukuki değeri ihlal eden, bağımsız bir eylem gerçekleştirmiş olur. Fikri içtima (TCK m. 44), 'tek bir fiille' birden fazla farklı suçun işlenmesi halinde uygulanır. Oysa burada, insan ticareti için yapılan eylemler (tedarik, sevk vb.) ile fuhuş yaptırma eylemi, hukuken ayrı fiiller olarak kabul edilir. Bu nedenle, failin her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılması, işlediği haksızlıkların toplamıyla orantılı bir ceza almasını sağlar.