5237 sayılı TCK'nın genel sistematiğinde, mülga 765 sayılı TCK'da yer alan 'cürüm-kabahat' ayrımı neden kaldırılmıştır? Bu değişikliğin temel felsefesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #61144

5237 sayılı TCK, mülga 765 sayılı TCK'daki 'cürüm-kabahat' ayrımını kaldırmıştır. TCK m. 2'nin gerekçesinde de değinildiği gibi, bu ayrım kaldırılmış ve Tasarı'nın ilgili fıkrası metinden çıkarılmıştır. Bu değişikliğin temel felsefesi, ceza hukuku sistemini basitleştirmek ve haksızlık içeriği açısından aralarında niteliksel bir fark bulunmayan eylemleri tek bir 'suç' kategorisi altında toplamaktır. Eski sistemde cürümler ağır suçları, kabahatler ise hafif suçları ifade ediyor ve bu ayrıma farklı hukuki sonuçlar (farklı zamanaşımı süreleri, farklı iştirak kuralları vb.) bağlanıyordu. Ancak bu ayrımın sınırları her zaman net değildi ve uygulamada karmaşıklığa yol açıyordu. Yeni TCK, tüm haksızlıkların 'suç' olduğunu kabul ederek, eylemin ağırlığını cezanın türü ve miktarı ile belirleme yoluna gitmiştir. Hafif haksızlıklar için ise ayrı bir Kabahatler Kanunu (5326 sayılı) çıkarılarak, idari nitelikteki yaptırımlarla cezalandırılmaları öngörülmüştür. Böylece, adli suç (TCK) ile idari kabahat (Kabahatler Kanunu) arasında daha net bir ayrım yapılmıştır.