İnsan ticareti suçu (TCK m. 80) ile fuhuş suçu (TCK m. 227) arasındaki ilişkiyi açıklayınız. Fuhuş yaptırmak amacıyla insan ticareti suçu işlendiğinde, faile her iki suçtan da ceza verilir mi? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/31263 E. sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
İnsan ticareti suçu ve fuhuş suçu birbirinden bağımsız, farklı suç tipleridir. İnsan ticareti, kişinin iradesinin çeşitli yollarla kırılarak sömürülmek amacıyla bir meta gibi alınıp satılması, nakledilmesi veya barındırılmasıdır. Fuhuş ise, bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, yolunu kolaylaştırmak veya fuhuş için aracılık etmek gibi eylemleri kapsar. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/31263 E., 2017/5214 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iki suç arasında TCK m. 44 anlamında bir fikri içtima ilişkisi yoktur ve suçlar birbirinden bağımsızdır. Eğer fail, bir kişiyi tehdit veya cebir gibi araçlarla bir yerden başka bir yere 'fuhuş yaptırmak amacıyla' götürürse, insan ticareti suçu (TCK m. 80) oluşur. Bu kişinin fiilen fuhuş yapmasını sağlarsa veya buna aracılık ederse, ayrıca fuhuş suçu da (TCK m. 227) oluşur. Yargıtay içtihatları uyarınca, bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanır ve fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. Çünkü insan ticareti suçu, amacın gerçekleşmesiyle değil, amaca yönelik araç fiillerin ve seçimlik hareketlerin işlenmesiyle tamamlanır. Amaçlanan fuhuş suçunun ayrıca işlenmesi, yeni ve bağımsız bir suç oluşturur.