Bir siyasetçiye yönelik 'ağır eleştiri' ile 'hakaret' arasındaki sınır nasıl çizilmelidir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/5098 E., 2024/17671 K. sayılı kararı bu konuda hangi ilkeleri benimsemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60964

Yargıtay ve AİHM içtihatlarına göre, siyasetçilere ve kamusal figürlere yönelik eleştiri sınırları, sıradan vatandaşlara göre daha geniştir. Bu durum, siyasetçilerin kamuoyu denetimine açık olmayı bilerek tercih etmelerinden kaynaklanır. Ancak bu, onlara yönelik her ifadenin meşru olduğu anlamına gelmez. Sınır, ifadenin Anayasa m. 26 ve AİHS m. 10 kapsamındaki ifade özgürlüğü sınırları içinde kalıp kalmadığına göre çizilir. Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği gibi, bir ifadenin hakaret sayılabilmesi için açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil/olgu isnadı veya sövme içermesi gerekir. Rahatsız edici, kaba veya sert de olsa, siyasi bir tartışma bağlamında kalan, kamu yararını ilgilendiren ve kişiyi küçük düşürme amacı taşımayan ifadeler 'ağır eleştiri' kapsamında kalır. İlgili kararda Yargıtay, sanığın katılana yönelik eyleminin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta bulunmayıp, 'siyasi ağır eleştiri' niteliğinde olduğuna ve bu nedenle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına karar vermiştir.