İnsan ticareti suçu (TCK m. 80) ile fuhuş suçu (TCK m. 227) arasındaki ilişkiyi, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/35622 E., 2016/6429 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız. Bu suçlar birlikte işlendiğinde içtima kuralları nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60949

Yargıtay'ın ilgili kararında da belirtildiği üzere, insan ticareti ve fuhuş suçları birbirinden bağımsız suçlardır. İnsan ticareti suçunun 'fuhuş yaptırmak maksadıyla' işlenmesi, bu iki suçun iç içe geçeceği anlamına gelmez. - İnsan Ticareti (TCK m. 80), kişinin iradesini sakatlayan araç fiiller kullanılarak (veya çocuksa rızasına bakılmaksızın), istismar amacıyla (fuhuş dahil) tedarik edilmesi, taşınması, barındırılması gibi hareketlerle oluşur. Suçun tamamlanması için fuhuşun fiilen yaptırılması şart değildir, bu amaçla hareket edilmesi yeterlidir. - Fuhuş (TCK m. 227), bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, yolunu kolaylaştırmak veya fuhuş için aracılık etmek gibi eylemleri cezalandırır. İlgili Yargıtay kararında, sanıkların eylemlerinin hem insan ticareti suçunu (tehdit, cebir gibi araçlarla mağdurun kontrol altına alınması) hem de fuhuş suçunu (mağduru fiilen fuhşa sevk etme) oluşturduğu belirtilmiştir. Bu durumda, failin hem insan ticareti suçundan (TCK m. 80) hem de fuhuş suçundan (TCK m. 227) dolayı 'ayrı ayrı cezalandırılması' gerektiği kabul edilmiştir. Yani aralarında gerçek içtima kuralları uygulanır. Fuhuş suçu, insan ticareti suçunun içinde eriyen bir unsur değil, amaçlanan ve ayrıca işlenen bağımsız bir suçtur.