CMK m. 220 ve devamı maddelerine göre düzenlenen duruşma tutanağının delil niteliği ve önemi, Yargıtay'ın bu konudaki kararlarında nasıl vurgulanmaktadır?
Yargıtay kararlarında duruşma tutanağı, yargılamanın nasıl yapıldığını, usul kurallarına uyulup uyulmadığını gösteren ve sahteliği ispatlanana kadar kesin delil niteliği taşıyan 'yegâne resmi belge' olarak vurgulanmaktadır. (Örn: CGK 2012/9-167 E.). Tutanağın önemi şu noktalarda ortaya çıkar: 1. Denetlenebilirlik: Temyiz veya istinaf incelemesi yapacak olan üst mahkeme, yargılamanın hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğini (savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı, delillerin usulünce tartışılıp tartışılmadığı vb.) ancak bu tutanaklar üzerinden denetleyebilir. 2. Hukuki Güvenlik: Yargılamaya katılan heyetin kimlerden oluştuğu, duruşma tarihi, yapılan işlemler gibi temel bilgilerin şüpheye yer vermeyecek şekilde kayıt altına alınması, hükmün meşruiyeti için zorunludur. (Örn: Yargıtay 1. CD 2008/2028 E.). 3. Şeffaflık: Duruşmanın aleni veya kapalı yapılması, kimlerin katıldığı gibi bilgilerin tutanakta yer alması, yargılamanın şeffaflığını sağlar. Bu nedenlerle Yargıtay, tutanağın CMK'da belirtilen şekil şartlarına (başlık, imza vb.) uyulmamasını, yargılamanın sıhhatini etkileyen ve denetimini zorlaştıran ciddi usul hataları olarak görmekte ve duruma göre bozma nedeni saymaktadır.