TCK m. 6/1-f-4'te silah, 'fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler' olarak da tanımlanmıştır. Bu tanım ışığında, bir devletin siber altyapısını çökertebilecek nitelikte zararlı bir yazılım içeren bir USB bellek, TCK'nın uygulanması bakımından 'silah' sayılabilir mi? Bu yorumun kanunilik ilkesi ve kıyas yasağı ile ilişkisini tartışınız.
Bu, ceza hukuku dogmatiğinde modern suç tipleri açısından önemli bir tartışma konusudur. TCK m. 6'daki tanım, klasik fiziksel saldırı ve savunma aletlerini esas almaktadır ('kesici, delici veya bereleyici alet'). 4. bentteki 'diğer şeyler' ifadesi, bir torba hüküm niteliğindedir. Bu ifadenin, siber saldırı aracını kapsayacak şekilde yorumlanması, 'genişletici yorum'un sınırlarını zorlar ve 'kıyas yasağı' (TCK m. 2/3) ile çatışma riski taşır. Argümanlar şöyledir: 1) Silah Sayılması Yönündeki Argüman: Zararlı yazılım, bir devletin enerji, finans, savunma gibi kritik altyapılarına yönelik bir 'saldırıda' kullanılabilir ve sonuçları itibarıyla konvansiyonel silahlardan çok daha yıkıcı olabilir. Bu nedenle, fiilin yarattığı tehlike ve sonuç odaklı bir yorumla, 'fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli' olduğu savunulabilir. 2) Silah Sayılmaması Yönündeki Argüman (Baskın Görüş): TCK'daki tanım, 'saldırı ve savunma' kavramlarını fiziksel bütünlüğe yönelik olarak ele almaktadır. Siber bir aracı bu kapsama dahil etmek, kanun metninde öngörülmeyen bir durumu, kanun koyucunun iradesi dışında yorum yoluyla suçun unsuru haline getirmek anlamına gelir. Bu, failin aleyhine bir 'kıyas' olur ve kanunilik ilkesini ihlal eder. Siber suçlar ve araçları için ceza kanununda özel düzenlemeler yapılması en doğru yoldur. Dolayısıyla, mevcut tanım altında bir USB belleğin 'silah' sayılması, kanunilik ilkesi açısından oldukça sorunludur.