Bir duruşma tutanağının, CMK m. 220'ye uygun tüm başlık unsurlarını taşıdığı ancak içeriğinin (örn: tanık beyanlarının) zabıt katibi tarafından kasıtlı olarak gerçeğe aykırı yazıldığı (TCK m. 204/2 - fikri sahtecilik) iddia edilmektedir. CMK m. 222'ye göre bu tutanağa karşı 'yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir.' Bu durumda, tarafın bu iddiayı ispatlamak için başvurabileceği hukuki yollar nelerdir ve ispat yükü kime aittir?
Bu durumda tarafın başvurabileceği hukuki yollar şunlardır: 1) Ceza Davası Açılması Talebi: Taraf, ilgili zabıt katibi hakkında TCK m. 204/2'den (Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği) dolayı suç duyurusunda bulunmalıdır. Bu suç duyurusu üzerine açılacak ceza davası, sahtecilik iddiasının ispatlanacağı ana mecradır. 2) Sahtecilik İddiasının Ana Davada İleri Sürülmesi: Taraf, sahtecilik iddiasını, görülmekte olan ana davada (hukuk veya ceza) da ileri sürebilir. Bu durumda, mahkeme, ceza davasının sonucunu 'bekletici mesele' (HMK m. 165) yapabilir. Yani, sahtecilik davası sonuçlanana kadar kendi yargılamasını durdurabilir. 3) Diğer Delillerle İspat: Sahtecilik iddiası, sadece başka bir belge ile değil, her türlü delille ispatlanabilir. Örneğin, duruşmanın sesli veya görüntülü kaydı varsa (SEGBİS kaydı gibi), bu kayıtlar en güçlü delil olacaktır. Ayrıca, duruşmada hazır bulunan diğer kişilerin (diğer taraf, vekili, izleyiciler) tanıklığına başvurulabilir. İspat yükü, 'iddia eden ispatla mükelleftir' genel ilkesi uyarınca, tutanağın sahte olduğunu iddia eden tarafa aittir. Çünkü CMK m. 222, tutanağın doğruluğu lehine güçlü bir karine oluşturmaktadır ve bu karineyi çürütmek iddia sahibine düşer.