Anayasa m. 84/2 uyarınca milletvekilliği düşen bir kişinin, bu düşmeye neden olan kesinleşmiş mahkumiyet kararının daha sonra 'yargılamanın yenilenmesi' yoluyla ortadan kalkması halinde, milletvekilliği statüsü kendiliğinden geri döner mi, yoksa TBMM'nin bu konuda yeni bir karar alması mı gerekir? Bu sürecin hukuki mantığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60797

Bu durumda, milletvekilliği statüsü, seçildiği dönemin sonuna kadar devam etmek kaydıyla, 'kendiliğinden' geri döner. TBMM'nin bu konuda yeni bir karar almasına veya oylama yapmasına gerek yoktur. Sürecin hukuki mantığı şudur: Anayasa m. 84/2'ye göre milletvekilliğinin düşmesinin hukuki sebebi, 'kesinleşmiş bir mahkeme kararı'nın varlığıdır. Yargılamanın yenilenmesi sonucunda bu mahkumiyet kararı ortadan kalktığında, düşmenin hukuki sebebi de ortadan kalkmış olur (causa finita, effectus finitur - sebep bitince sonuç da biter). Düşme işlemi, TBMM'nin bir kararına değil, mahkeme kararının varlığına bağlı olduğu için, bu kararın ortadan kalkmasıyla birlikte düşme işlemi de hukuken hükümsüz hale gelir. Bu durumun TBMM Başkanlığı'na bildirilmesi, kurucu bir işlem değil, tıpkı düşmenin bildirilmesi gibi ilan edici, tespit edici bir nitelik taşır. Dolayısıyla, dönem bitmemişse, kişi milletvekilliği sıfatını ve buna bağlı tüm hakları (yasama faaliyetlerine katılma, maaş vb.) kendiliğinden geri kazanır. (Bkz: sen.av.tr, 'Düşmenin Denetimi' başlığı)