TCK m. 204/2, kamu görevlisinin 'gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemesi' eylemini (fikri sahtecilik) de suç olarak tanımlamıştır. Bir trafik polisinin, kaza yerine hiç gitmeden, sadece tarafların telefonla bildirdiği beyanlara dayanarak ve sanki olay yerinde inceleme yapmış gibi bir kaza tespit tutanağı düzenlemesi, fikri sahtecilik suçunu oluşturur mu? 'Gerçeğe aykırılık' kavramının kapsamını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60793

Evet, bu eylem TCK m. 204/2 kapsamında fikri sahtecilik suçunu oluşturur. Fikri sahtecilik, belgenin dış görünüşü (imza, mühür vb.) itibarıyla sahte olmamasına karşın, içeriğinin gerçeği yansıtmamasıdır. 'Gerçeğe aykırılık' kavramı, sadece beyanların yanlış aktarılmasını değil, aynı zamanda belgenin düzenlenme sürecine ve şekil şartlarına ilişkin gerçek dışı durumların yaratılmasını da kapsar. Örnekteki olayda trafik polisi, tutanağı düzenleyerek, kendisinin olay yerine gittiğini, gözlem ve tespitlerde bulunduğunu, delilleri topladığını ve kazanın oluş şeklini bu tespitlere göre belirlediğini resmi olarak beyan etmiş olmaktadır. Oysa gerçekte bu işlemlerin hiçbirini yapmamıştır. Dolayısıyla, kamu görevlisi, 'kendi huzurunda gerçekleşmemiş veya kendi yapmadığı bir işlemi, sanki huzurunda olmuş ve kendisi yapmış gibi' göstererek gerçeğe aykırı bir içerik yaratmıştır. Bu durum, belgenin ispat gücünü doğrudan etkileyen ve kamu güvenini sarsan bir eylem olduğu için, TCK m. 204/2'de tanımlanan 'gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme' suçunu oluşturur. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'Fiil' başlığı)