Kişiye, onu toplum nazarında küçük düşürmek amacıyla 'faşist', 'komünist' veya 'mürteci' gibi bir siyasi kanaat isnat edilmesi, TCK m. 125 gerekçesine göre neden hakaret suçunu oluşturur? Bu durumun, Anayasa ile korunan 'düşünce ve kanaat hürriyeti' (Anayasa m. 25) ile olan ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60788

TCK m. 125 gerekçesinde, bu tür siyasi kanaat isnatlarının hakaret oluşturabileceği belirtilmiştir. Bunun nedeni, bu ifadelerin kullanıldığı bağlam ve amaçtır. Eğer bu ifadeler, bir kişinin siyasi görüşünü tanımlamak veya eleştirmek için değil, onu toplum nezdinde 'küçük düşürmek', 'damgalamak' ve 'saygınlığını zedelemek' amacıyla kullanılıyorsa, hakaret suçunun manevi unsuru (zarar verme kastı) ve maddi unsuru (saygınlığı rencide etme) gerçekleşmiş olur. Örneğin, bir kişinin işini kaybetmesi veya sosyal olarak dışlanması amacıyla ona 'komünist' yaftası yapıştırılması, siyasi bir eleştiri değil, onuruna yönelik bir saldırıdır. Bu durum, Anayasa m. 25'teki düşünce ve kanaat hürriyetiyle çelişmez, aksine bu hakkı korur. Çünkü TCK m. 125/3-b'de, kişinin 'siyasi... düşünce ve kanaatlerini açıklamasından... dolayı' hakarete uğraması nitelikli hal sayılmıştır. Gerekçedeki örnek, bir kişiye sahip olmadığı veya sahip olsa bile onu aşağılamak için kullanılan bir siyasi kimliğin isnat edilmesidir. Düşünce hürriyeti, başkalarının siyasi görüşlerini bir hakaret aracı olarak kullanma hakkı vermez. Suçun oluşup oluşmadığı, ifadenin kullanıldığı bağlam, amacı ve toplumdaki objektif algılanışına göre belirlenir.