Hakaret suçunda (TCK m. 125) kullanılan 'somut bir fiil veya olgu isnat etmek' ile 'sövmek' arasındaki temel ayrım nedir? TCK m. 125 gerekçesinde verilen örneklerden yola çıkarak bu iki hareket unsurunu karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60787

TCK m. 125'e göre hakaret suçu bu iki seçimlik hareketten biriyle işlenebilir. Aralarındaki temel ayrım, isnadın somutluğuna ve ispat edilebilirliğine dayanır. 1) Somut Bir Fiil veya Olgu İsnat Etmek: Bu hareket, mağdurun geçmişte veya halen belirli bir yerde, belirli bir zamanda, belirli bir eylemi yaptığını veya yapmadığını iddia etmektir. İsnat edilen fiil veya olgu, doğru veya yanlış olabilir, ancak 'ispatlanabilir' veya 'çürütülebilir' niteliktedir. Gerekçedeki 'kamu görevlisinin bir kişiden rüşvet aldığı yönünde isnatta bulunulması' örneği tipiktir. Burada 'rüşvet alma' eylemi, zamanı, yeri, kişileri olan somut bir olaydır. 'Hırsız', 'sahtekar' gibi ifadeler de, eğer belirli bir eyleme atfen söyleniyorsa somut fiil isnadı olabilir. 2) Sövmek: Sövme ise, herhangi bir somut fiil veya olguya dayanmayan, doğrudan kişinin onur ve saygınlığına yönelik, aşağılayıcı, küçültücü, soyut bir değer yargısıdır. Bu tür ifadeler, doğruluk veya yanlışlık testine tabi tutulamaz. Gerekçedeki 'serseri', 'alçak', 'hayvan' gibi örnekler sövme niteliğindedir. Bu ifadeler, bir olayı değil, kişinin niteliğine yönelik aşağılayıcı bir yargıyı ifade eder. Temel fark; birincisinin 'ne yaptın/yapıyorsun' sorusuna, ikincisinin ise 'nesin' sorusuna cevap vermesidir.