Hakaret suçunda, TCK m. 126'ya göre 'mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile', hangi durumda hakaretin o kişiye yönelik olduğu kabul edilir? Bu hükmün uygulanmasındaki temel kriter nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60785

TCK m. 126, hakaret suçunun mağdurunun belirlenmesinde özel bir yorum kuralı getirir. Bu kurala göre, mağdurun ismi açıkça zikredilmese bile, eğer ifadenin 'niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa', hem ismi belirtilmiş hem de hakaret açıklanmış sayılır. Bu hükmün uygulanmasındaki temel kriter, ifadenin kullanıldığı bağlam ve söyleniş biçiminden, o ifadenin kime yönelik olduğunun ortalama bir dinleyici veya okuyucu tarafından şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılabilmesidir. Örneğin, bir toplantıda konuşan bir kişinin, isim vermeden ama herkesin kim olduğunu anlayacağı şekilde, bir önceki konuşmacının projesine atıfta bulunarak 'bu projeyi ancak bir ahmak hazırlayabilir' demesi durumunda, hakaretin o önceki konuşmacıya yönelik olduğunda duraksama bulunmadığından, TCK m. 126 uyarınca suç oluşmuş sayılır. Burada önemli olan, failin niyetinden ziyade, ifadenin dış dünyada yarattığı objektif anlam ve yöneldiği kişinin belirlenebilirliğidir. (Bkz: or.av.tr, 'Suçun Faili Ve Mağduru Kimlerdir?' başlığı)