5237 sayılı TCK'da yer alan 'suçu meslek edinen kişi' (m. 6/i) ve 'itiyadi suçlu' (m. 6/h) tanımları arasındaki farklar nelerdir? Bu sıfatların bir failde tespit edilmesinin, ceza hukuku açısından doğuracağı temel sonuç nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60779

İki tanım arasındaki temel fark, failin motivasyonu ve suçla olan ilişkisindedir: 1) İtiyadi Suçlu (m. 6/h): Bu tanım, failin 'suç işleme alışkanlığını' temel alır. Belirli bir suç tipini (kasıtlı bir suçun temel veya nitelikli şekillerini) bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi bu sıfatı alır. Burada failin suçtan geçinip geçinmediği önemli değildir; önemli olan, suç işleme konusundaki kararlılığı ve tekrarlayan eylemleridir. 2) Suçu Meslek Edinen Kişi (m. 6/i): Bu tanım ise failin 'ekonomik motivasyonunu' temel alır. Kişinin, 'kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış olması' gerekir. Burada suçun belirli bir süre içinde tekrarlanması şartı yoktur; önemli olan, suçun bir geçim kaynağı haline getirilmiş olmasıdır. Bu sıfatların bir failde tespit edilmesinin temel sonucu, TCK m. 58/6 uyarınca bu kişiler hakkında 'mükerrirlere özgü infaz rejiminin' ve 'cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin' uygulanmasıdır. Yani bu failler, daha sıkı bir infaz rejimine tabi tutulur ve koşullu salıverilmeden daha az yararlanırlar. Bu, onların toplum için taşıdığı tehlikeliliğin daha yüksek olduğu varsayımına dayanır. (Bkz: TCK m. 6 ve gerekçesi)