CMK m. 125'e göre, 'Devlet sırrı' içeren belgelere ilişkin inceleme yetkisi kovuşturma aşamasında mahkemeye aittir. Soruşturma aşamasında, bir suç şüphesiyle arama yapan Cumhuriyet savcısı, 'Devlet sırrı' olduğu iddia edilen bir belge veya materyalle karşılaştığında, bu materyalin gerçekten Devlet sırrı içerip içermediğini ve suçla ilgili olup olmadığını belirlemek için bir ön inceleme yapabilir mi? Yetkisinin sınırları nedir?
Bu konu, CMK m. 122 ve m. 125 arasındaki gerilimli ilişkiden kaynaklanan hassas bir noktadır. CMK m. 122, genel olarak savcıya belge ve kağıtları inceleme yetkisi verir. Ancak CMK m. 125, bu genel yetkiye 'Devlet sırrı' açısından önemli bir istisna ve sınırlama getirir. Uygulamada kabul edilen görüşe göre, savcı, bir belgenin Devlet sırrı niteliği taşıyıp taşımadığını ve aranan suçla ilgili olup olmadığını anlayabilecek kadar, zorunlu ve asgari düzeyde bir 'ön inceleme' yapabilir. Çünkü bir belgenin sırf üzerindeki beyana veya bulunduğu yerin niteliğine bakarak Devlet sırrı olduğunu kabul etmek, soruşturmayı imkansız kılabilir. Savcı, bu ön inceleme sonucunda belgenin Devlet sırrı niteliğinde olduğuna ve aynı zamanda suçla ilgili olabileceğine kanaat getirdiği anda, incelemeyi derhal durdurmak zorundadır. Bu noktadan sonra belgenin içeriğine giremez, kopyasını alamaz, delil torbasına koyamaz. Yapması gereken, belgeyi bulunduğu yerde güvenli bir şekilde muhafaza altına almak (veya alınmasını sağlamak) ve iddianame düzenlerse, bu belgeden içeriğini açıklamaksızın bir delil olarak bahsetmektir. Savcının yetkisinin sınırı, belgenin 'niteliğini tespit' anıdır. Bu an aşıldığında, CMK m. 125 ihlal edilmiş olur. (Bkz: sen.av.tr, 'Kozmik Oda ve Devlet Sırrı' makalesi)