Bir sanık hakkında hem hapisten çevrilen adli para cezası hem de doğrudan verilen adli para cezası varsa ve sanık bu cezaları taksitle ödemek istiyorsa, taksitlendirme usulü ve taksitlerin ödenmemesi halinde ortaya çıkacak sonuçlar her iki ceza türü için aynı mıdır? Farklılıkları açıklayınız.
Hayır, aynı değildir. İki ceza türünün taksitlendirme usulü ve ödenmeme sonuçları farklıdır: 1) Doğrudan Verilen Adli Para Cezası (TCK m. 52): Taksitlendirme, TCK m. 52/4'e göre hakim tarafından hükümde kararlaştırılır. Hükümlü, bir taksiti zamanında ödemezse, geri kalan kısmın tamamı derhal muaccel olur ve Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısım hapse çevrilir (5275 SK m. 106). 2) Hapisten Çevrilen Adli Para Cezası (TCK m. 50/1-a): Bu cezanın taksitlendirilmesi ve infazı 5275 SK m. 109 ve ilgili yönetmeliğe tabidir. Hükümde taksitlendirme kararı olmasa bile, hükümlü ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde cezanın üçte birini öderse, savcılık kalan kısmı iki eşit takside bölebilir. Eğer hükümde taksit kararı varsa ve bir taksit ödenmezse, savcılık durumu mahkemeye bildirir ve 'mahkeme', hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir. Görüldüğü gibi, birinde hapse çevirme kararını savcı verirken, diğerinde mahkeme vermektedir. Birinde kalan borcun tamamı istenirken, diğerinde doğrudan hapis cezasının infazına geçilmektedir. Bu nedenle Yargıtay (örn: 8. CD, 2015/3196 E.), bu iki farklı cezanın hükümde toplanarak tek bir ceza gibi gösterilmesini hukuka aykırı bulmaktadır.