Hakaret suçunda şikayet süresi 6 ay iken, insan ticareti suçunda şikayet süresi aranmamasının ve dava zamanaşımının 15 yıl olmasının temelinde yatan ceza siyaseti ve korunan hukuki yarar farklılığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60773

Bu iki suç arasındaki takip ve zamanaşımı sürelerindeki farklılık, korunan hukuki yararların niteliğinden ve fiillerin toplumsal tehlikeliliğinden kaynaklanmaktadır. 1) Korunan Hukuki Yarar: Hakaret suçunda (TCK m. 125) korunan temel hukuki yarar, kişinin 'şeref ve haysiyeti'dir. Bu, büyük ölçüde bireysel bir haktır ve kişi bu hakkın ihlaline karşı dava açılıp açılmaması konusunda irade sahibi olmalıdır. Bu nedenle suç, şikayete tabi tutulmuştur. İnsan ticareti suçunda (TCK m. 80) ise korunan hukuki yarar çok daha geniştir: 'İnsan onuru', 'kişi özgürlüğü', 'vücut bütünlüğü' ve kişinin bir meta haline getirilmesinin önlenmesidir. Bu değerler, sadece bireyi değil, tüm toplumu ve insanlığın ortak değerlerini ilgilendiren, vazgeçilemez temel haklardır. 2) Ceza Siyaseti: Kanun koyucu, hakareti daha az vahim ve bireysel bir haksızlık olarak görürken, insan ticaretini modern kölelik olarak kabul etmekte ve en ağır suçlardan biri olarak görmektedir. Bu suçun mağdurları genellikle çaresiz, korkutulmuş ve şikayette bulunma imkanından yoksun kişilerdir. Bu nedenle, suçun takibi mağdurun iradesine bırakılmamış, re'sen soruşturulması öngörülmüştür. Dava zamanaşımının 15 yıl gibi uzun bir süre olarak belirlenmesi de (TCK m. 66/1-d), suçun vahameti ve faillerin uzun süre sonra dahi adalet önüne çıkarılmasını sağlama amacını yansıtmaktadır.