Anayasa Mahkemesi'nin CMK m. 308/A'nın birinci cümlesini iptal etmesi ve kanun koyucunun henüz yeni bir düzenleme yapmamış olması varsayımında, 14.01.2023'ten sonra BAM Cumhuriyet Başsavcılığının 'sanık lehine' itiraz yetkisi devam eder mi? AYM'nin kararının sadece 'sanık aleyhine itirazlar yönünden' olmasının bu duruma etkisini tartışınız.
Bu durum hukuki bir tartışma yaratmaktadır. AYM, kararının gerekçesinde ve sonuç kısmında iptalin 'sanığın aleyhine itirazlar' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu tespitine dayandığını belirtmiştir. Bu yoruma göre, sanık lehine itiraz yolunun Anayasa'ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Ancak, AYM'nin iptal ettiği, maddenin 'Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir.' şeklindeki birinci cümlesinin tamamıdır. Bir kanun hükmü iptal edildiğinde, o hüküm metinden tamamen kalkar. AYM'nin gerekçesi iptalin nedenini açıklasa da, normun kendisi ortadan kalktığı için, artık sanık lehine itiraz için de bir yasal dayanak kalmamış olur. Dolayısıyla, kanun koyucu yeni bir düzenleme yapmadığı sürece, iptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte cümlenin tamamı mülga olacağından, yasal dayanağı kalmayan başsavcılık itirazının ne lehe ne de aleyhe yapılması mümkün olmayacaktır. AYM'nin gerekçesi, gelecekte yapılacak bir düzenlemenin sanık lehine itiraz yolunu koruyabileceğine işaret etse de, mevcut durumda yasal boşluk her iki yönü de kapsayacaktır. (Bkz: sen.av.tr, 'Anayasa Mahkemesinin CMK m308a'nın Birinci Cümlesini İptal Karari' makalesi)