Bir fiilin aynı zamanda hem insan ticareti (TCK m. 80) hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK m. 109) suçunu oluşturduğu durumlarda, suçların içtimaı nasıl çözümlenir? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/6429 sayılı kararı bu konuda nasıl bir ilke benimsemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60769

Bu durumda, TCK m. 42'de düzenlenen 'bileşik (mürekkep) suç' veya 'tüketen-tükenen norm' ilişkisi gündeme gelir. İnsan ticareti suçunun maddi unsurlarını oluşturan 'kaçırma', 'barındırma', 'sevk etme' gibi eylemler, doğaları gereği mağdurun hürriyetinin kısıtlanmasını içerir. Yani, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, insan ticareti suçunun bir unsurunu veya zorunlu bir sonucunu oluşturmaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/35622 E., 2016/6429 K. sayılı kararında bu ilke açıkça benimsenmiştir. Kararda, 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun ise insan ticareti suçunun unsuru olduğu, bu nedenle ayrıca ceza verilemeyeceği' belirtilmiştir. Bu durumda, daha genel ve daha ağır cezayı öngören insan ticareti suçu (tüketen norm), daha özel ve hafif olan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu (tükenen norm) kendi içinde eritir. Fail, sadece TCK m. 80'de düzenlenen insan ticareti suçundan cezalandırılır, ayrıca TCK m. 109'dan ceza verilmez. Bu, 'non bis in idem' ilkesinin bir yansımasıdır ve failin aynı haksızlık içeriği nedeniyle birden fazla kez cezalandırılmasını önler. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, Yargıtay 18. CD, 2015/35622 E., 2016/6429 K. sayılı kararı)