Kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezası (TCK m. 50/1-a) ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının (TCK m. 52) infaz rejimleri arasındaki temel farkları, özellikle cezanın ödenmemesi halinde ortaya çıkan sonuçlar açısından açıklayınız. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2007/9454 sayılı kararındaki tartışma bu farkları nasıl ortaya koymaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60768

İki adli para cezasının infaz rejimleri arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Ödenmeme Halinde Uygulanacak İşlem: Doğrudan hükmolunan adli para cezası (TCK m. 52) ödenmezse, Cumhuriyet savcısının kararıyla doğrudan hapse çevrilir (5275 SK m. 106/3). Kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezası (TCK m. 50/1-a) ödenmezse, savcılık durumu mahkemeye bildirir ve hapse çevirme kararını 'hükmü veren mahkeme' verir (5275 SK m. 109 ve ilgili Yönetmelik m. 51). 2) Çevrilen Hapsin Niteliği: Doğrudan para cezasından çevrilen hapis, 'tazyik hapsi' niteliğindedir. Kısa süreli hapisten çevrilen para cezası ödenmeyince, aslında baştaki 'hapis cezası' infaz edilir. 3) Koşullu Salıverilme: Doğrudan para cezasından çevrilen hapsin infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (5275 SK m. 106/7 eski-yeni hükümlere göre). Kısa süreli hapisten çevrilen para cezası ödenmeyince infaz edilen hapis cezasında ise koşullu salıverilme hükümleri uygulanır. 4) Ödeme ile Hapisten Çıkma: Doğrudan para cezasından çevrilen hapiste yatan hükümlü, kalan parayı öderse derhal hapisten çıkarılır (5275 SK m. 106/8). Yargıtay 4. CD, 2007/9454 sayılı kararında ise kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrildikten sonra paranın ödenmesinin kişiyi hapisten çıkarmayacağını, çünkü infaz edilenin artık baştaki hapis cezası olduğunu vurgulayarak bu temel farkı ortaya koymuştur.