HMK m. 20'de düzenlenen görevsizlik/yetkisizlik kararı sonrası dosyanın gönderilmesi talebi için öngörülen iki haftalık sürenin, icra takipleri ve icra mahkemelerindeki davalar için de geçerli olduğu hangi hukuki prensibe dayanmaktadır? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/17164 sayılı kararı bu konuda neyi vurgulamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60767

HMK m. 20'deki bu kuralın icra takipleri ve davaları için de geçerli olması, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) kendi içinde özel bir hüküm barındırmadığı durumlarda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 'tamamlayıcı' nitelikteki usul kanunu olmasına dayanır. İİK m. 1'de 'Bu kanun, ceza ve infazına ilişkin kısımları hariç, takip hukukuna dair olup...' denilse de, takip hukukunun usuli işlemlerinde boşluk bulunan hallerde, medeni usul hukukunun genel ilkeleri ve hükümleri kıyasen uygulanır. HMK m. 20, görevsizlik ve yetkisizlik gibi temel bir usuli müesseseyi düzenlediği için, bu konudaki ilkenin takip hukukunda da geçerli olduğu kabul edilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/16582 E., 2016/17164 K. sayılı kararında 'Aynı kural, takip hukukunda da geçerlidir' denilerek bu prensip açıkça teyit edilmiştir. Kararda, yetkisizlik kararı sonrası alacaklının iki haftalık süre içinde usulüne uygun bir gönderme talebi olmaksızın takibin yetkili daireye gönderilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve mahkemenin re'sen 'takibin açılmamış sayılmasına' karar vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu, HMK'daki usul kurallarının, İİK'da aksi düzenlenmedikçe, takip hukukunun da temelini oluşturduğunu göstermektedir.