Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2018/9291 sayılı kararında, hukuk davasında tanıklık yapan kişiye yönelik sanığın sözleri, neden TCK m. 128 kapsamındaki iddia ve savunma dokunulmazlığı içinde kabul edilmiştir? Bir tanığa karşı kullanılan ifadelerin savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesinin şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60763

Yargıtay'ın bu kararında, sanığın sözleri bir hukuk davasında kendi aleyhine tanıklık yapan kişiye yönelik olduğu için, bu ifadeler sanığın 'savunma hakkı' bağlamında değerlendirilmiştir. Sanık, tanığın beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ve davanın sonucunu kendi aleyhine etkilemeye çalıştığını düşündüğü için bu ifadeleri kullanmıştır. Bir tanığa karşı kullanılan ifadelerin savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilebilmesinin temel şartları şunlardır: 1) Yargısal Faaliyet İçinde Olma: İfadelerin, bir yargı mercii (mahkeme) önünde veya yargılamaya sunulan bir dilekçede kullanılması gerekir. 2) Uyuşmazlıkla Bağlantı: İfadelerin, tanığın beyanlarının doğruluğunu, güvenilirliğini veya davanın esasıyla olan ilgisini sorgulamaya yönelik olması, yani uyuşmazlıkla mantıksal bir bağlantı içinde olması gerekir. 3) Sınırın Aşılmaması: İfadeler, kaba ve eleştirel olsa da, tanığın şahsiyetine yönelik, davayla ilgisiz, somut bir fiil isnadı veya sövme boyutuna ulaşmamalıdır. Yargıtay, bu olayda sanığın sözlerini, tanığın beyanlarına karşı bir 'olumsuz değerlendirme' olarak kabul etmiş ve savunma hakkının bir parçası olarak görmüştür. (Bkz: TCK m. 128, Yargıtay 18. CD, 2018/3076 E., 2018/9291 K. sayılı kararı)