Hakaret suçunun manevi unsuru olan kast, 'zarar verme bilinci ve iradesi' olarak kabul edildiğinde, şaka veya alay amaçlı söylenen sözler bu suçu oluşturur mu?
Bu durum, söylenen sözün niteliğine ve bağlamına göre değişir. Eğer söylenen sözler, objektif olarak bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte ise, failin 'ben şaka yapıyordum, zarar verme kastım yoktu' şeklindeki savunması tek başına onu sorumluluktan kurtarmaz. Ceza hukukunda kast, failin iç dünyasından çok, eylemin dışa yansıyan şekline göre belirlenir. Ancak, taraflar arasındaki samimiyet, ifadenin kullanıldığı ortam (örneğin bir komedi gösterisi) ve toplumdaki genel algı, ifadenin hakaret kastıyla söylenip söylenmediğinin değerlendirilmesinde önemli kriterlerdir. Eğer söylenen söz, açıkça bir alay veya latife olduğu anlaşılan, tahkir amacı taşımayan ve muhatabı tarafından da bu şekilde algılanması makul olan bir ifade ise, suçun manevi unsuru olan kastın oluşmadığı kabul edilebilir. Ancak rencide edici niteliği ağır basan ifadeler, şaka savunması arkasına sığınılarak meşrulaştırılamaz.