5237 sayılı TCK m. 4'ün gerekçesinde, kişinin işlediği fiilin hukuken kabul görmez bir davranış olduğunda hataya düşmesi durumunda (haksızlık yanılgısı), hatanın 'kaçınılmaz' olup olmadığının belirlenmesinde hangi kriterlerin göz önünde bulundurulacağı belirtilmiştir?
TCK m. 4'ün gerekçesi (bu konu daha sonra m. 30/4'te düzenlenmiştir), haksızlık yanılgısının kaçınılmaz olup olmadığının belirlenmesinde sübjektif kriterlerin dikkate alınacağını belirtir. Gerekçeye göre, mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken; - Kişinin bilgi düzeyi, - Gördüğü eğitim, - İçinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları gibi kişisel özelliklerini göz önünde bulundurmalıdır. Yani, yüksek eğitimli, şehirde yaşayan bir birey için kaçınılabilir olan bir hata, eğitimi olmayan ve izole bir çevrede yaşayan bir birey için kaçınılmaz kabul edilebilir. Bu, kusur ilkesinin bireyselleştirilmesinin bir gereğidir. Hatanın kaçınılamaz olması halinde kişi kusurlu sayılmazken, kaçınılabilir olması halinde kusuru azalmış sayılır ve temel cezada indirim yapılır.