HMK m. 394/4 uyarınca ihtiyati tedbire itiraz eden tarafın, 'itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorunda' olmasının usul hukuku açısından amacı nedir? Bu kuralın ihlalinin sonucu ne olabilir?
Bu kuralın usul hukuku açısından temel amaçları şunlardır: 1) Hukuki Dinlenilme Hakkının Sağlanması: İtiraz edenin, itirazını hangi sebeplere dayandırdığını açıkça belirtmesi, karşı tarafın bu iddialara karşı savunma yapabilmesini ve mahkemenin de uyuşmazlığın sınırlarını net bir şekilde görmesini sağlar. 2) İtirazın Ciddiyetinin ve İncelenebilirliğinin Temini: İtirazın soyut ve genel ifadelerle değil, somut gerekçelere ve delillere dayandırılmasını zorunlu kılarak, itiraz mekanizmasının kötüye kullanılmasını ve mahkemenin gereksiz yere meşgul edilmesini önler. 3) Usul Ekonomisi İlkesi: Tüm delillerin başlangıçta sunulması, mahkemenin tek bir inceleme ile karar vermesini kolaylaştırır ve yargılamanın hızlanmasına hizmet eder. Bu kuralın ihlalinin sonucu, HMK'da açıkça belirtilmemiş olsa da, mahkeme tarafından şu şekillerde değerlendirilebilir: Mahkeme, gerekçesiz veya delilsiz bir itirazı 'ciddi ve incelemeye elverişli bulmayarak' reddedebilir. Veya, itiraz edene eksikliği gidermesi için kesin bir süre verebilir (HMK m. 119/2 kıyasen). Ancak ihtiyati tedbirin ivedi niteliği göz önüne alındığında, mahkemenin yeterli gerekçe ve delil sunulmayan itirazı doğrudan reddetme eğiliminde olması daha muhtemeldir. (Bkz: HMK m. 394/4 Gerekçesi)