İnsan ticareti suçunun (TCK m. 80) temel hali için görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi iken, fuhuş suçunun (TCK m. 227) temel hali için görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Bir eylemin insan ticareti mi yoksa fuhuş suçu mu olduğunun tespiti neden önemlidir ve Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/10558 sayılı kararı görev uyuşmazlığının çözümü için nasıl bir yol önermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60610

Eylemin doğru nitelendirilmesi, görevli mahkemenin (Ağır Ceza/Asliye Ceza), uygulanacak ceza miktarının, zamanaşımı sürelerinin ve muhakeme usullerinin belirlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. İnsan ticareti suçu, fuhuş suçundan daha ağır bir yaptırım öngörür ve daha karmaşık unsurlar içerir. Fuhuş, TCK m. 80'deki amaçlardan sadece biridir. Bir eylemin insan ticareti sayılması için fuhuş amacının yanı sıra, kişiyi bu amaca yöneltmek için kanunda sayılan araç fiillerin (cebir, tehdit, hile vb.) kullanılarak tedarik etme, sevk etme, barındırma gibi hareketlerin de bulunması gerekir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/23940 E., 2016/10558 K. sayılı kararında, iddianamede sanığın eyleminin 'insan ticareti' suçunu oluşturabileceğine dair iddialar varken, Asliye Ceza Mahkemesi'nin sadece 'fuhuş' suçundan yargılama yapıp görevsizlik kararı vermeden hüküm kurması hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay, bu gibi durumlarda, eylemin insan ticareti suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin kanıtları değerlendirme ve suçu niteleme görevinin Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, Asliye Ceza Mahkemesi'nin, sanık hakkında fuhuş suçunun yanı sıra insan ticareti suçundan da kamu davası açılmasını temin ettikten sonra, dosyayı görevsizlik kararı ile Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu, görev kurallarının kamu düzeninden olması ve doğru mahkemede yargılama yapılmasının zorunluluğundan kaynaklanır. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'İnsan Ticareti Suçu Hakkında Mahkeme Kararları' başlığı ve ilgili karar)