Bir sanığın, aynı olayda birden fazla polis memuruna hakaret etmesi durumunda, cezanın TCK m. 43/2 uyarınca artırılması gerektiği halde bu hükmün uygulanmaması, Yargıtay tarafından nasıl bir hukuka aykırılık olarak nitelendirilmektedir? Bu durum aleyhe bozma yasağını etkiler mi?
TCK m. 43/2, 'Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da birinci fıkra hükmü uygulanır' demektedir. Yani cezada artırım yapılır. Sanığın tek bir fiil veya sözle (örn: 'hepiniz şerefsizsiniz' demek) aynı anda orada bulunan birden fazla kamu görevlisine hakaret etmesi, bu hükmün tipik bir uygulama alanıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2024/15311 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu hükmün uygulanmaması, yani cezada artırım yapılmaması, bir 'hukuka aykırılık' ve 'eksik ceza tayini'dir. Ancak, eğer kararı sadece sanık temyiz etmişse ve savcılık veya katılan tarafından sanık aleyhine bir temyiz yoksa, CMUK m. 326 (şimdi CMK m. 307/4) uyarınca 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in pejus) devreye girer. Bu yasak nedeniyle Yargıtay, hatayı tespit etse bile kararı sanığın aleyhine olacak şekilde 'TCK m. 43/2'yi uygulayın' diyerek bozamaz. Sadece kararda bu hususa 'eleştiri' olarak yer verir ve hükmü, sanığın lehine olan bu hatalı haliyle onar. Eğer savcılık veya katılan da temyiz etmişse, o zaman aleyhe bozma yasağı işlemez ve Yargıtay, TCK m. 43/2'nin uygulanmaması nedeniyle kararı bozabilir. (Bkz: or.av.tr, 'Sanığın eylemini birden fazla görevliye karşı...' başlıklı Yargıtay kararı)