Bir suçun 'Türkiye'de işlenmiş sayılması' için TCK m. 8 hangi kriterleri benimsemiştir? Fiilin bir kısmının Türkiye'de, neticenin ise yurtdışında gerçekleştiği bir durumda, Türk ceza kanunları uygulanabilir mi? Bu ilkenin 'mülkilik (ülkesellik)' prensibiyle ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60601

TCK m. 8, suçun işlendiği yer konusunda 'mülkilik (ülkesellik)' ilkesini benimsemiş ve bu ilkenin kapsamını genişleten üç temel kriter getirmiştir: 1) Hareketin Yapıldığı Yer (Hareket Teorisi): Suç teşkil eden fiilin tamamen veya kısmen Türkiye'de işlenmesi yeterlidir. 2) Neticenin Gerçekleştiği Yer (Netice Teorisi): Hareket yurtdışında yapılmış olsa bile, suçun neticesi Türkiye'de gerçekleşmişse, suç Türkiye'de işlenmiş sayılır. 3) Fiil ve Neticenin Ayrılmazlığı (Karma Teori): Kanun, hem hareketin hem de neticenin gerçekleştiği yeri suçun işlendiği yer olarak kabul ederek en geniş uygulama alanını benimsemiştir. Dolayısıyla, sorudaki senaryoda, yani fiilin bir kısmının Türkiye'de işlenip neticenin yurtdışında gerçekleşmesi durumunda, 'hareketin kısmen Türkiye'de işlenmesi' kriteri gereği suç Türkiye'de işlenmiş sayılır ve Türk ceza kanunları uygulanır. Örneğin, Türkiye'den gönderilen bir bombalı paketin Almanya'da patlaması halinde, hareketin bir kısmı (gönderme) Türkiye'de yapıldığı için suç Türkiye'de işlenmiş sayılır. Mülkilik ilkesi, bir devletin kendi ülkesinde işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisini kullanmasını ifade eder. TCK m. 8, bu ilkenin klasik dar yorumundan ayrılarak, ülkesellik bağını zayıf da olsa kuran her durumu kapsayacak şekilde geniş bir uygulama alanı belirlemiştir. (Bkz: TCK m. 8 ve gerekçesi)