Bir avukatın, başka bir avukat olan karşı taraf vekiline duruşma sırasında 'sahtekarlık yapma, oğlum sen laftan anlamıyor musun' şeklindeki sözleri, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/8597 sayılı kararında neden 'kaba hitap tarzı' olarak nitelendirilmiş ve TCK m. 128 kapsamındaki iddia ve savunma dokunulmazlığı içinde değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60595

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/3949 E., 2014/8597 K. sayılı kararında, bu sözler şu gerekçelerle iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmiştir: 1) Bağlam: Sözler, bir mahkeme duruşması sırasında, karşı taraf vekilinin 'mahkemeyi yanıltmaya çalışmaktadırlar' şeklindeki beyanına bir tepki olarak söylenmiştir. Dolayısıyla, uyuşmazlıkla ve anlık gelişen bir diyalogla doğrudan bağlantılıdır. 2) Nitelik: Yargıtay, bu ifadeleri, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta somut bir fiil isnadı veya sövme olarak değil, yargılamanın gerginliği içinde sarf edilebilecek 'kaba hitap tarzı' olarak nitelendirmiştir. 'Sahtekarlık yapma' ifadesi, karşı tarafın beyanının gerçeği yansıtmadığına yönelik sert bir tepki; 'oğlum sen laftan anlamıyor musun' ifadesi ise aşağılayıcı da olsa kaba bir üslup olarak görülmüştür. 3) Savunma Dokunulmazlığı: TCK m. 128, yargı mercileri önündeki iddia ve savunmalar için geniş bir koruma sağlar. Yargıtay, bu tür ani ve karşılıklı gelişen diyaloglarda kullanılan ifadelerin, hakaret kastından ziyade, savunma refleksinin bir parçası olabileceğini ve bu nedenle dokunulmazlık kapsamında kalması gerektiğini kabul etmiştir. Bu sözler, hakaret suçunun objektif unsurlarını oluşturacak ağırlıkta görülmemiştir. (Bkz: TCK m. 128, Yargıtay 4. CD, 2013/3949 E., 2014/8597 K. sayılı kararı)