Hakaret suçunda (TCK m. 125), fiilin 'mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi' hali (m.125/2), CMK m. 253/3 uyarınca neden uzlaşma kapsamında değildir? Bu durumun ceza muhakemesi hukuku açısından gerekçesini, temel suçun uzlaşmaya tabi olmasıyla karşılaştırarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60592

Hakaret suçunun temel hali (TCK m. 125/1) CMK m. 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Ancak suçun TCK m. 125/2'deki gibi bir ileti (mektup, mesaj, telefon vb.) yoluyla işlenmesi halinde uzlaşma kapsamı dışındadır. Bu ayrımın nedeni, CMK m. 253/3'te yer alan 'Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, ... suçlar hakkında uzlaştırma hükmü uygulanmaz' hükmü ve bu suç tipinin kanunda 'önödeme' kapsamında değerlendirilmesidir. Her ne kadar metinde doğrudan 'önödeme'den bahsedilmese de, TCK m. 125/2'de düzenlenen hal, TCK m. 75'te tanımlanan önödemeye tabi suç tiplerinden biridir. Ceza muhakemesi sistematiğinde bir suç ya uzlaşmaya ya da önödemeye tabidir; ikisi birden uygulanamaz. Kanun koyucu, fail ile mağdurun yüz yüze gelmediği, bir iletişim aracı vasıtasıyla işlenen bu suç tipini, tarafların bir araya gelerek anlaşmasını gerektiren uzlaşma kurumunun ruhuna daha az uygun görmüş ve bunun yerine failin belirli bir miktar parayı ödeyerek soruşturma veya kovuşturmadan kurtulmasını sağlayan 'önödeme' kurumunu tercih etmiştir. Temel suçun uzlaşmaya tabi olması mağdurun şahsi haklarının ön planda tutulmasından kaynaklanırken, nitelikli halin önödemeye tabi olması ise fiilin işleniş şeklinin farklı bir usule tabi tutulması yönündeki kanun koyucunun ceza siyaseti tercihinden kaynaklanmaktadır.