Anayasa Mahkemesi'nin, CMK m. 308/A'nın ilk cümlesini iptal ederken 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama) ilkesini temel gerekçelerden biri olarak kullanmasını, olağanüstü kanun yollarının doğası ve amacı açısından kritik ediniz. Metin yazarının bu gerekçeye katılmamasının ardındaki hukuki argümanlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60581

AYM, kesinleşmiş bir BAM kararına karşı sanık aleyhine yapılan başsavcılık itirazının (CMK m. 308/A), kişiyi aynı fiilden dolayı yeniden yargılanma tehdidi altına soktuğunu ve bunun 'ne bis in idem' ilkesini ihlal ettiğini savunmuştur. Bu görüşe göre, olağanüstü kanun yolları ancak çok istisnai hallerde (yeni delil, esasa etkili kusur) bu ilkeyi bertaraf edebilir. Metin yazarı ise bu yoruma katılmamaktadır. Yazarın temel argümanları şunlardır: 1) Olağanüstü kanun yollarının amacı, maddi hakikate ve adalete ulaşmaktır. Kesinleşmiş de olsa, içinde bariz bir hukuki hata barındıran bir kararın düzeltilmesi gerekir. 2) Başsavcılık itirazı, yeni bir yargılama başlatmaz; hatalı olduğu düşünülen aynı yargılamanın yeniden görülmesini veya hatanın düzeltilmesini sağlar. Bu, 'yeniden yargılama' değil, 'yargılamanın yenilenmesi' veya 'hukuki denetimi'dir ve ilkenin ihlali anlamına gelmez. 3) AYM'nin bu yorumu, sadece m. 308/A'yı değil, Yargıtay Başsavcılığı itirazını (m. 308) ve hatta yargılamanın yenilenmesi (m. 311) kurumunu dahi 'ne bis in idem' ilkesi açısından tartışmalı hale getirebilir. 4) Bu kanun yolları, adli hataları gidermek için birer güvence mekanizmasıdır ve hukuki güvenlik ilkesini zedelemek yerine, onu pekiştirme amacı güder. Dolayısıyla yazar, AYM'nin bu ilkeyi olağanüstü kanun yollarının işlevini etkisiz kılacak şekilde geniş yorumladığını savunmaktadır. (Bkz: sen.av.tr, 'Anayasa Mahkemesinin CMK m308a'nın Birinci Cümlesini İptal Karari' makalesi, Bölüm IV)