Onaysız bir fotokopi belge üzerinden resmi belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204) kurulabilir mi? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/5207 sayılı kararının bu konudaki gerekçesini, suçun unsurlarından olan 'belgenin delil niteliği' ve 'aldatma kabiliyeti' ile ilişkilendirerek açıklayınız.
Hayır, onaysız bir fotokopi belge üzerinden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulamaz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/4636 E., 2017/5207 K. sayılı kararında bu durum açıkça belirtilmiştir. Bunun temel gerekçeleri şunlardır: 1) Belgenin Delil Niteliği: Sahtecilik suçunun konusunu oluşturan belgenin, hukuki bir sonuç doğurmaya ve bir hakkı ispata elverişli 'delil niteliği' taşıması gerekir. Onaysız fotokopiler, kural olarak hukuki işlemlerde delil olarak kabul edilmezler. 'Aslı gibidir' şerhi veya noter onayı gibi unsurları taşımayan bir fotokopi, delil değeri olmayan bir kağıt parçasından ibarettir. 2) Aldatma Kabiliyeti: Suçun maddi unsurlarından olan aldatma kabiliyeti, belgenin sahte olduğunun özel bir inceleme olmaksızın anlaşılamamasını gerektirir. Onaysız bir fotokopi, zaten kendi doğası gereği aslının yerine geçemeyeceği için, hukuki bir işlemde ibraz edildiğinde aldatma kabiliyeti taşımaz. Kararda da belirtildiği gibi, belge aslı ele geçirilemediği ve sadece fotokopi üzerinden inceleme yapıldığı için, belgenin aldatma niteliğini haiz olup olmadığı tespit edilemez. Bu nedenle, suçun maddi unsurları (belge vasfı ve aldatma kabiliyeti) oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekir. (Bkz: Yargıtay 11. CD, 2015/4636 E., 2017/5207 K. sayılı kararı)