Resmi belgede sahtecilik suçunun (TCK m. 204) mağduru kimdir? Bu suçun mağdurunun 'kamu' olarak kabul edilmesinin, zincirleme suç (TCK m. 43) hükümlerinin uygulanması açısından ne gibi sonuçları vardır? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60573

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre (örn: 22.04.2014, 2013/11-397 E.), resmi belgede sahtecilik suçları 'kamu güvenine karşı suçlar' bölümünde düzenlendiğinden, bu suçların asıl mağduru toplumu oluşturan tüm bireyler, yani 'kamu'dur. Eylemden doğrudan zarar gören özel kişiler ise 'suçtan zarar gören' statüsündedir. Suçun mağdurunun 'kamu' olarak kabul edilmesi, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında kritik bir öneme sahiptir. TCK m. 43/1'e göre zincirleme suçun oluşması için bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekir. Mağdur 'kamu' olduğundan, failin farklı zamanlarda farklı kişiler (suçtan zarar görenler) adına sahte belgeler düzenlemesi, 'aynı mağdura', yani kamuya karşı işlenmiş fiiller olarak kabul edilir. Bu nedenle, failin bir suç işleme kararı altında, örneğin birden çok kişi için sahte diploma düzenlemesi halinde, her bir eylem ayrı bir suç değil, TCK m. 43/1 uyarınca tek bir zincirleme resmi belgede sahtecilik suçu olarak kabul edilir ve cezası artırılarak verilir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'İçtima' başlığı ve ilgili CGK kararı atfı)