5237 sayılı TCK'da cezaların içtimaının düzenlenmemiş olması, hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme adli para cezası ile doğrudan verilen adli para cezasının toplanarak tek bir ceza olarak hükmedilmesini nasıl etkiler? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
765 sayılı eski TCK'da yer alan cezaların içtimaı (toplanması) kurumu, 5237 sayılı TCK'da benimsenmemiştir. Yeni TCK'ya göre, işlenen her suç bağımsızdır ve her suç için ayrı bir ceza hükmedilir. Bu ilke, adli para cezaları için de geçerlidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/8643 E., 2018/81 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığa bir suçtan dolayı verilen hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme adli para cezası ile başka bir suçtan dolayı doğrudan verilen adli para cezasının toplanarak tek bir sonuç adli para cezasına hükmedilmesi TCK sistemine aykırıdır. Her bir cezanın (hapisten çevrilen veya doğrudan verilen) kendi içinde ve kendi infaz rejimine göre ayrı ayrı belirlenmesi ve hüküm fıkrasında da ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Bu cezaların toplanması, hem kanuni dayanaktan yoksundur hem de farklı infaz rejimlerine (örneğin ödenmeme halinde hapse çevrilme usulleri farklıdır) tabi olan cezaların karıştırılmasına yol açacağından hukuka aykırıdır. (Bkz: Yargıtay 8. CD, 2016/8643 E., 2018/81 K. sayılı kararı)