Kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının (TCK m. 50/1-a) ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine dair ihtarın mahkeme hükmünde yer alması, Yargıtay tarafından neden infaz yetkisini kısıtlayıcı bir unsur olarak görülmektedir? Bu konudaki yetki ve görev dağılımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60569

Yargıtay, mahkeme hükmünde, kısa süreli hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine dair bir ihtarın yer almasını hukuka aykırı bulmaktadır (örn: 7. CD, 2015/1700 E., 2017/5742 K.). Bunun nedeni, bu işlemin infaz aşamasına ait bir yetki olması ve hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığının görevi dahilinde değerlendirilmesi gereken bir husus olmasıdır. İlgili mevzuata (5275 SK m. 109 ve ilgili yönetmelik/tüzük m. 51) göre, süreç şöyledir: 1) Savcılık, hükümlüye ödeme emri tebliğ eder. 2) Hükümlü süresinde ödeme yapmazsa veya taksiti aksatırsa, savcılık durumu hükmü veren mahkemeye bildirir. 3) Mahkeme, bu bildirim üzerine, ödenmeyen adli para cezasına karşılık gelen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir. Bu karar derhal infaz edilir. Mahkemenin, henüz infaz aşamasına geçilmeden, hükmü kurarken bu konuda bir ihtar veya karar vermesi, gelecekteki bir olasılığa dair peşin bir hüküm kurması ve infaz savcılığı ile infaz hakiminin yetki alanına giren bir konuda karar vermesi anlamına gelir. Bu nedenle 'infaz yetkisini kısıtlayıcı' kabul edilir ve hukuka aykırı bulunur. (Bkz: İnfaz Kanunu m. 109 ve ilgili Yargıtay kararları)