Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/188 sayılı kararında, boşanma davasında, davalının dava konusu olmayan taşınmazlarına tedbir konulamayacağı belirtilmiştir. Bu kararın hukuki dayanağı nedir ve HMK m. 389'da yer alan 'uyuşmazlık konusu hakkında' tedbir kararı verilebilmesi ilkesiyle nasıl ilişkilidir?
Bu kararın hukuki dayanağı, HMK m. 389/1'de düzenlenen 'Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir' hükmüdür. Kilit ifade 'uyuşmazlık konusu hakkında'dır. Boşanma davasının konusu, evlilik birliğinin sona erdirilmesidir. Boşanmaya bağlı tazminat ve nafaka gibi talepler ise fer'i nitelikteki alacak talepleridir. Davalının malvarlığı, bu alacakların teminatı olsa da, doğrudan 'uyuşmazlık konusu' değildir. Uyuşmazlık konusu, örneğin bir tapu iptal ve tescil davasındaki taşınmazın kendisidir. Yargıtay, bu nedenle, bir para alacağının (tazminat/nafaka) tahsilini güvence altına almak için başvurulması gereken yolun 'ihtiyati haciz' (İİK m. 257 vd.) olduğunu, 'ihtiyati tedbir'in ise sadece uyuşmazlık konusu olan şeyin devrini önlemek gibi ayni hakka ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanabileceğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, dava konusu olmayan bir malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması, HMK m. 389'un amacına ve kapsamına aykırıdır. (Bkz: Yargıtay 2. HD, 2013/26233 E., 2014/188 K. sayılı kararı)