İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati 'açıkça ihlal edilen' üçüncü kişilerin HMK m. 394/3 uyarınca itiraz hakkı bulunmaktadır. 'Açıkça ihlal' kavramının kapsamı nedir ve üçüncü kişi bu itirazında hangi hususları ileri sürebilir? Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/4953 sayılı kararı üçüncü kişinin itiraz hakkını nasıl yorumlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60558

'Açıkça ihlal' kavramı, ihtiyati tedbirin uygulanmasının üçüncü kişinin hukuki durumunu doğrudan ve somut bir şekilde olumsuz etkilemesini ifade eder. Soyut veya dolaylı bir etkilenme yeterli değildir. Örneğin, bir şirketin malvarlığına konulan tedbir, o şirketten alacaklı olan ancak henüz bir takibe girişmemiş başka bir alacaklının menfaatini dolaylı etkilese de, bu 'açık bir ihlal' sayılmayabilir. Ancak tedbire konu mal üzerinde ayni bir hakkı (rehin, mülkiyet vb.) bulunan üçüncü kişinin menfaati açıkça ihlal edilmiş olur. Üçüncü kişiler, itirazlarında HMK m. 394/3 uyarınca sadece 'ihtiyati tedbirin şartlarına' (yani HMK m. 389'daki koşulların bulunup bulunmadığına) ve 'teminata' itiraz edebilirler. Mahkemenin yetkisine veya davanın esasına ilişkin itirazda bulunamazlar. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1512 E., 2014/4953 K. sayılı kararında, tedbire konu çeki ciro yoluyla elinde bulunduran ve takip başlatan üçüncü kişinin, menfaati ihlal edildiği için itiraz hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Bu karar, 'menfaati ihlal edilen üçüncü kişi' kavramının geniş yorumlanması gerektiğini göstermektedir. (Bkz: HMK m. 394/3 ve ilgili Yargıtay kararı)