HMK m. 394/5'te düzenlenen 'itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir' hükmündeki 'kanun yolu' ibaresinin, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/1 sayılı kararıyla 'istinaf' olarak yorumlanmasının temel gerekçeleri nelerdir? Bu kararların temyiz yoluyla incelenememesinin ardındaki hukuki mantığı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60556

HMK m. 394/5'teki 'kanun yolu' ibaresinin 'istinaf' olarak yorumlanmasının temel gerekçeleri şunlardır: 1) Sistematik Yorum: HMK'nın 'Kanun Yolları' kısmında, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı temel kanun yolu 'istinaf' olarak düzenlenmiştir. HMK m. 341/1, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceğini açıkça belirtir. 2) Amaçsal Yorum: İhtiyati tedbir kararları, davanın esası hakkında nihai bir karar olmayıp, geçici bir hukuki korumadır. Bu tür kararların denetiminde hem 'hukukilik' hem de 'yerindelik' denetimi yapılması gerekir. Temyiz incelemesi kural olarak sadece hukukilik denetimi yaparken, istinaf her iki denetimi de yapar. Bu nedenle ihtiyati tedbirin niteliğine uygun olan kanun yolu istinaftır. 3) Hızlılık İlkesi: Geçici hukuki korumaların süratle karara bağlanması esastır. İki dereceli bir yargılama (ilk derece + istinaf) bu sürati sağlamak için yeterli görülmüş, bir de temyiz yolunun açılması yargılamayı uzatacağı için amaca aykırı bulunmuştur. YİBK da bu gerekçelerle, HMK'da 'kanun yolu' olarak belirtilen merciin istinaf olduğunu, bu kararların temyize kapalı olduğunu kabul etmiştir. (Bkz: HMK m. 394, Yargıtay 22. HD, 2017/7019 E., 2017/5284 K. sayılı kararı)