İnsan ticareti suçunun (TCK m. 80) bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde cezai sorumluluk nasıl şekillenir? Tüzel kişiye uygulanacak yaptırımlar nelerdir ve bu durum TCK'daki 'cezaların şahsiliği' ilkesiyle nasıl bağdaşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60555

TCK m. 80/4 uyarınca, insan ticareti suçunun bir tüzel kişinin (şirket, dernek, vakıf vb.) faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, bu tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. TCK m. 60'ta düzenlenen bu tedbirler, 'faaliyet izninin iptali' ve 'müsadere'dir. Bu durum, 'cezaların şahsiliği' ilkesiyle (Anayasa m. 38) çelişmez. Çünkü bu ilke, bir gerçek kişinin işlediği suçtan dolayı başka bir gerçek kişinin sorumlu tutulamayacağını ifade eder. Tüzel kişilere uygulanan yaptırımlar ise bir 'ceza' değil, bir 'güvenlik tedbiri' niteliğindedir. Suçu işleyen gerçek kişiler (örneğin şirket yöneticisi) TCK m. 80'e göre ayrıca cezalandırılırken, suçun işlenmesinde bir araç olarak kullanılan veya faaliyetleri suç işlemeye özgülenen tüzel kişiliğin topluma zarar vermeye devam etmesini önlemek amacıyla bu tedbirler uygulanır. Yani sorumluluk ayrıştırılmıştır: Gerçek kişiye ceza, tüzel kişiye güvenlik tedbiri. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'İnsan Ticareti Suçunun Tüzel Kişiler Tarafından İşlenmesi' başlığı)