İnsan ticareti suçunda mağdurun rızasının hukuki geçerliliği nedir? Özellikle 18 yaşından küçük mağdurlar açısından rızanın varlığı veya yokluğu suçu nasıl etkiler? TCK m. 80 bu konuda nasıl bir ayrım yapmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60552

İnsan ticareti suçunda, mağdurun sömürülme amacına yönelik rızası, fiili suç olmaktan çıkarmaz. TCK m. 80'in lafzı ve ruhu, kişinin bedeni ve özgürlüğü üzerinde bu şekilde tasarruf etmesini geçersiz kılmaktadır. Özellikle, bu rıza kanunda sayılan araç fiiller (tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, aldatma, çaresizlikten yararlanma) yoluyla elde edilmişse, rıza sakatlanmış olduğundan zaten hukuken bir anlam ifade etmez. Suçun en önemli özelliklerinden biri, mağdurun 18 yaşından küçük olması halinde farklı bir rejimin uygulanmasıdır. TCK m. 80/2'ye göre, mağdur 18 yaşından küçükse, kanunda sayılan amaçlarla tedarik edilmesi, kaçırılması, bir yerden bir yere götürülmesi veya barındırılması halinde, birinci fıkrada sayılan araç fiillere (tehdit, baskı vb.) başvurulmuş olmasa dahi suç oluşur. Bu hüküm, kanun koyucunun 18 yaşından küçüklerin bu tür bir istismara yönelik verdikleri rızayı mutlak olarak geçersiz saydığını ve onları özel bir koruma altına aldığını göstermektedir. Dolayısıyla, 17 yaşındaki bir kişinin fuhuş yapmak için kendi rızasıyla başka bir şehre götürülmesi dahi, götüren kişi açısından insan ticareti suçunu oluşturur. (Bkz: kadimhukuk.com.tr, 'İnsan Ticareti Suçunun Şartları' ve madde metni)