TCK m. 125/2'de düzenlenen 'ileti yoluyla hakaret'in huzurda hakaret gibi cezalandırılması için failde bulunması gereken özel kast nedir? Bir iletinin tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmesi durumunda neden huzurda hakaret suçu oluşmaz ve bu durumda hangi suç tipi gündeme gelebilir?
TCK m. 125/2'de düzenlenen ileti yoluyla hakaretin, huzurda hakaret gibi cezalandırılabilmesi için failin 'iletme kastı' ile hareket etmesi gerekir. Yani failin, kullandığı iletişim aracı (mektup, mesaj, telefon vb.) ile doğrudan mağduru hedef aldığını bilmesi ve hakaret içeren fiilin mağdur tarafından öğrenileceğini istemesi zorunludur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/10146 E., 2023/17800 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Eğer ileti mağdurdan başka birisine gönderilmiş ancak tesadüfen mağdur tarafından öğrenilmişse, failin mağdurun hakareti öğrenmesi yönünde bir kastı olmadığından huzurda hakaret suçu oluşmaz. Bu durumda, eğer koşulları varsa, gıyapta hakaret suçu gündeme gelebilir. Ancak gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, iletinin gönderildiği kişi veya kişilerle birlikte en az üç kişiyle ihtilat etme şartının (TCK m. 125/1 son cümle) gerçekleşmesi gerekir. (Bkz: or.av.tr, 'İleti Yoluyla Hakaret' başlığı ve ilgili Yargıtay kararı)