Gıyapta hakaret suçunda (TCK m. 125/1) aranan 'ihtilat' unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözlerinin en az üç kişi tarafından sadece 'duyulması' yeterli midir, yoksa bu kişilerin söylenenleri 'anlamaları ve vakıf olmaları' da gerekir mi? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2022/21671 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ölçüt getirmektedir?
Gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için fiilin, mağdurun gıyabında en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. Yargıtay içtihatlarına göre 'ihtilat', sadece sözlerin üç kişi tarafından pasif bir şekilde işitilmesi anlamına gelmez. Failin sözlerinin, muhatap olan en az üç kişi tarafından 'bizzat anlaşılması ve vakıf olunması' gerekmektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2022/11704 E., 2022/21671 K. sayılı kararında bu ilke açıkça vurgulanmıştır. Kararda, 'ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır' denilmektedir. Bu nedenle, örneğin gürültülü bir ortamda söylenen ve kimse tarafından net olarak anlaşılmayan sözler veya farklı bir dilde söylenip muhataplarca anlaşılmayan ifadeler ihtilat unsurunu oluşturmaz. Bu ölçüt, suçun koruduğu hukuki yarar olan kişinin toplum nezdindeki itibarının zedelenmesi amacına uygun bir yorumdur; zira anlaşılmayan bir söz itibar zedeleyici olamaz. (Bkz: or.av.tr, 'Gıyapta Hakaret ve İhtilat Unsuru' başlığı ve ilgili Yargıtay kararı)