Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2008/4093 sayılı kararında, son oturuma katılan üye hakim ve Cumhuriyet Savcısının kim oldukları konusunda çelişki yaratılması neden mutlak bozma sebebi sayılmıştır? Bu kararı, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2018/517 sayılı kararındaki 'yerinde eklenerek giderilmesi olanaklı' görme yaklaşımından ayıran temel hukuki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60542

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2008/4093 sayılı kararında temel sorun, sadece bir ismin eksik yazılması değil, tutanak başlığında yazan hakim ile tutanağı ve gerekçeli kararı imzalayan hakimin farklı kişiler olması, yine tutanakta adı geçen savcı ile gerekçeli kararda adı yazılan savcının farklı olmasıdır. Bu durum, hükme hangi heyetin katıldığı ve kararın hangi savcının huzurunda verildiği konusunda ciddi bir 'tereddüt ve çelişki' yaratmaktadır. Bu çelişki, mahkemenin kanuna uygun teşekkül edip etmediği (CMK m. 289/1-a) konusunda şüphe doğurur ve sonradan basitçe 'eklenerek giderilebilecek' bir eksiklikten öte, hükmün sıhhatini temelden etkileyen bir sorundur. Yargıtay 6. CD kararında ise sadece isimlerin yazılmaması durumu mevcuttur, kimin katıldığına dair bir çelişki yoktur. Dolayısıyla, 1. Ceza Dairesi kararındaki durum, basit bir yazım eksikliği değil, hükmü veren heyetin kimliğindeki belirsizlik nedeniyle adil yargılanma hakkının özünü zedeleyen ve bu nedenle mutlak bozma sebebi sayılan daha ağır bir usul hatasıdır. (Bkz: Yargıtay 1. CD, 2008/2028 E., 2008/4093 K. sayılı kararı)