CMK m. 220'ye aykırılıkların, bazı Yargıtay kararlarında bozma nedeni sayılırken, bazılarında sayılmamasının temel nedeni nedir? YCGK'nın bu konudaki genel yaklaşımı hangi ilkeye dayanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #60530

Bu farklılığın temel nedeni, usuli aykırılıkların 'mutlak' mı yoksa 'nispi' mi olduğunun değerlendirilmesidir. - Mutlak Hukuka Aykırılıklar (CMK m. 289): Kanunda sayılan ve varlığı halinde hükmün esasına etki edip etmediğine bakılmaksızın bozma nedeni olan hallerdir (örn: mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, savunma hakkının kısıtlanması). - Nispi Hukuka Aykırılıklar: CMK m. 289'da sayılmayan diğer usul hatalarıdır. Bunların bozma nedeni olabilmesi için 'hükmün esasına etkili' olmaları gerekir. YCGK'nın 2012/9-167 E. ve 2011/1-392 E. sayılı kararlarında ortaya konulan genel yaklaşım, CMK m. 220'deki eksikliklerin (imza eksikliği, isim hatası vb.) mutlak hukuka aykırılık olmadığı yönündedir. YCGK, bu tür eksikliklerin hükmün esasına etki edip etmediğinin, maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyip engellemediğinin ve sonradan giderilip giderilemeyeceğinin her somut olayda değerlendirilmesi gerektiğini belirtir. Eğer eksiklik giderilebilecek nitelikteyse ve adil yargılanmayı zedelememişse, bu bir bozma nedeni sayılmaz. Daireler arasındaki farklılıklar da bu somut olay değerlendirmesinden kaynaklanmaktadır.