TCK m. 128 kapsamındaki iddia ve savunma dokunulmazlığı, öfke ve gazap halinde sınırın aşılması durumunda nasıl bir etki yaratır?
TCK m. 128'in gerekçesinde bu duruma özel olarak değinilmiştir. Gerekçeye göre, 'somut uyuşmazlıkla ilgili olmakla birlikte iddia ve savunma sınırını aşan' hakaret içeren sözler, dokunulmazlık kapsamında mütalaa edilemez. Ancak, gerekçe, bu ifadelere 'müsamaha ile bakılabileceğini' çünkü bu gibi durumlarda sınırın genellikle 'öfke ve gazabın etkisiyle' aşıldığını belirtir. Bu durumun, suçun unsurlarını ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeni olarak değil, 'kusurluluğun bir unsuru olan irade yeteneğini etkileyen bir faktör' olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eder. Yani, öfke ve gazap hali, TCK m. 29'daki haksız tahrik gibi, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak temel cezanın belirlenmesinde (TCK m. 61) dikkate alınabilir veya TCK m. 129'daki haksız fiile tepki indirimi kapsamında değerlendirilebilir.